SIKÇA SORULAN SORULAR — 03 March 2012

Türkçe ibadet konusunu aslında bunu en iyi anladığınız yada ifade ettiğiniz dilde ibadet olarak düzeltmekte fayda olduğu kanaatindeyim. Yani ayette açık bir biçimde “göklerin ve yerin yaratılmasıyla dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da o’nun ayetlerindendir. Bunda, ilim sahipleri için elbette ibretler vardı.” (Rum 22) buyrulmaktadır. Bu manaya gelen başka ayetlerde bulunmaktadır. Yani Allah dillerin ve renklerin yaratıcısıdır. Hiç bir dilin diğerine üstünlüğü yoktur. Kuran’ın orijinal dilinin Arapça olduğu ve ana dili Arapça olan birinin daha iyi anlayıp kavrayabileceği açıktır. Ancak açık bir gerçek vardır ki tüm vahiylerin temel hedefi mesajın iletilmesidir. Kuran bir dilde vahiy edilecekti bu Arapça olmuştur çünkü gönderildiği toplum Arapça konuşmakta ve anlamaktadır. Allah vahyini bundan öncede İbranice veya bizim vakıf olamadığımız bir dille göndermiştir. Önemli olan mesajın alınmasıdır hangi dille alındığı değil.  Allah’a yakarırken de kulun ne dediğinin farkında olması huzurunda teslimiyetinin bir ifadesi olarak namaz kılarken ayetler ile yüz yüze gelmesi gerekmektedir. Yoksa anlamadığı bir dili seslendirerek ibadet yapmak sadece kendisine emredilen bir vazifeyi manasından uzak bir şekilde yerine getirmekten ibaret kalır. Bakın biz bu konuda da Arapça yapılan yada manası bilinmeden yapılan ibadet geçersizdir şeklinde kişisel iddialarda bulunmuyoruz yada hadisler uydurmuyoruz çünkü biz yöntemimizi ve kültürümüzü Kuran’dan alıyoruz. Kimin ibadetinin kabul olacağını sadece Allah bilir.  

Ilgili Makaleler

Paylaş

Yazar Hakkında

admin

(0) Okuyucu Yorumları

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *