SIKÇA SORULAN SORULAR — 03 March 2012

Kuran ayetlerinin hiçbirinde mezheplerden bahsedilmemektedir. Hatta bazı ayetlerde hiziplere (mezheplere) ayrılmamak Allah yolunda ayrımcılığa gitmemek emredilir. Mezhepler Kuran dışında yeni haramlar ve ilaveler getirmişler ve dini anlaşılmaz ve içinden çıkılmaz bir hale sokmuşlardır.

En’am suresi 159: dinlerini parça parça edip fırkalara, hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır. Allah onlara, yapıp ettiklerini haber verecektir

Meryem suresi 37: kendi aralarından çıkan hizipler ihtilafa düştüler. Büyük bir günün tanıklığından ötürü vay o inkârcıların haline!

Rum suresi 32 onlardan ki, dinlerini parçalayıp hizipler/fırkalar haline geldiler. Her hizip kendi elindekiyle sevinip övünür.

Söz konusu bu 3 ayet bu konuyu anlamada yeterlidir. Sunni, Şii, Alevi gibi ayrımlar insan ürünü uydurmalardır ve Kuran ile alakaları bulunmamaktadır. Mezhep izlenilen yol manasına gelir. Bir Müslüman’ın -Peygamberimizin yapmış olduğu gibi- din adına izlemesi gereken tek yol Kuran’dır.

Bir Alevi ile Sünni’nin ya da Şafi ile Hanefi’nin evlenmesinde nikâhın şartlarına uymaları halinde Kuran’a göre bir sorun bulunmamaktadır. Zaten Alevi-Sünni gibi ya da benzer ayrımlar insanlar tarafından oluşturulmuş Kuran ile bağdaşmayan bölünmelerdir. Kuran’ın hiçbir ayetine dayanmayan ve aslı olmayan bu ayrımlar yüzünden pek çok insan zor duruma girmekte ve ayrılıklar oluşmaktadır. Tarafların nikâhlanabilmeleri için nikah şartlarına uymaları gerekmektedir. Bu hususlardan en önemlisi Allah’ı inkar eden bir kişi ile evlenilmeyeceğidir. Bir insan kendisini Sünni ya da Alevi olarak tanımlayabilir. Ama ona sormamız gereken gerçekten Allah’a inanıp inanmadığıdır. Önemli olan kriter budur. İnsanların uydurduğu mezhepler gibi yapay sınıflamalar değil. “Allah” Türkçe’ye girmiş olmakla birlikte esas itibariyle Arapça bir kelimedir. “Tanrı” “Allah” kelimesini Türkçe karşılığıdır. Kuran’ın bize öğrettiği çok önemli bir bilgi var; diller kutsal değildir. Kutsal olan kavramın kendisidir. Dolayısı ile siz “Allah” da deseniz, “God” da deseniz, “Dio” da deseniz kast ettiğiniz “Allah” ise ortada sorun yoktur. Kaldı ki Hz. İsa, Hz. Musa ve birçok peygamber “Allah” kelimesini kullanmıyordu. Zira onlar Arapça konuşmuyordu. Özet olarak takva olan hangi kelimeyi kullandığınızdan ziyade Allah’a gereken saygıyı gösterip göstermediğinizidir.

Ilgili Makaleler

Paylaş

Yazar Hakkında

admin

(0) Okuyucu Yorumları

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *