SIKÇA SORULAN SORULAR — 03 March 2012

Hadis temelli geleneksel inançların en önde gelenlerinden bir de kabir azabı inancıdır. Hatta bazı insanların cehennem azabından daha fazla kabir azabını merak edip korktuklarını bile görebilirsiniz. Oysaki Kur’an’da hiçbir ayette insanların kabirlerinde azap göreceklerine dair bir açıklama bulunmamaktadır.

Kur’an ayetlerinden bir hüküm çıkarmak için örneğin kabir azabı konusunda şu şekilde net ve açık ifadelerin yer alması gerekir. “onlar kabirlerinde azap görürler” “kabirlerde azap vardır” vs. Ancak 10’dan fazla ayette kabirler ile ilgili ifadeler kullanılmasına rağmen kabirle ilgili bir azaptan bahsedilmemektedir. Kur’an`da açıkça belirtilmeyen bir hususun olduğunun iddia edilmesi dine ilave olarak insani kabullerin eklendiğini göstermektedir. Kabir azabı konusunda insanların kafalarını karıştıran en önemli sorun binlerce yıldır ölen bu insanların ahiret gününe kadar ne yaptıkları ve nerede bekledikleridir yani zaman problemidir. Nasıl ki biz dünyaya gelmeden önce binlerce yıl beklemişiz gibi hissetmeden yaratılıyorsak, bu dünyada ölenler de binlerce yıl beklediklerini hissetmeden pekâlâ ahirette tekrardan yaratılabilirler. Kur’an’da açık bir biçimde bu dünya hayatının geçiciliği ve ahiret hayatının asıl ve sonsuz hayat olduğu vurgulanmaktadır. Bu dünyada doğuyor, yaşıyor ve ölüyoruz. Tekrardan bu dünyaya dönmek veya öldükten sonra bu dünyadaki olayları hissetmek gibi bir durum söz konusu değildir.
Bazı kimseler Kur’an’da Firavun ve ailesinin sabah-akşam ateşe arz olunduklarını ifade eden Mümin Suresinin 45 ve 46. ayetlerinden hareketle Kur’an’da kabir azabının olduğunu zira sabah ve akşam ifadelerinin sadece içinde bulunduğumuz dünyada geçerli olduğunu iddia ederler.

Allah, o adamı ötekilerin kurdukları tuzakların kötülüklerinden korudu. Firavun ailesini de azabın en beteri kuşattı.

Sabah-akşam, ateşe arz olunurlar. Kıyamet koptuğu gün de şöyle denir: “Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun!”

Mümin Suresi Ayet 45-46.

Sabah ve akşam ifadeleri sadece bu dünyada algılanabilen şeyler dahi olsa yine de söz konusu ayetten ya da başka bir ayetten kabirde azap olduğunun anlaşılması mümkün değildir. Üstelik Kur’an’da sabah-akşam ifadesinin sadece dünya hayatında değil cennette de kullanıldığını görmekteyiz. Bu da sabah-akşam ifadesinden hareketle kabirde azap olduğunun iddia edilmesini imkânsız kılmaktadır.

Tövbe eden, iman edip hayra ve barışa yönelik iyi iş yapan müstesna. Böyleleri cennete girecekler ve hiçbir şekilde haksızlığa uğratılmayacaklar.
Rahman`ın, kullarına gaybda vaat ettiği Adn cennetlerine girecekler. Kuşkusuz, O`nun vaadi yerine gelir. Orada boş lakırdı değil, yalnızca “selam” işitirler. Orada kendilerinin sabah-akşam rızıkları da hazırdır.

Meryem Suresi Ayet 60-62

Ilgili Makaleler

Paylaş

Yazar Hakkında

admin

(0) Okuyucu Yorumları

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *